BEN

13/7/2007 - Hiç anlam veremiyorum...

Siyasi partilerin reklam çalışmalarına hiç anlam veremiyorum, bangır bangır çalan müzikler, saçma sapan şarkı sözleri, bozuk ses düzeniyle de birleşince üstüne üstlük bütün partilerin bu arabalarının sesleride birbirine karışınca ortaya karışık bir ses kirliliği çıkıyor tadından da yenmiyor.

 

 Ayrıca o bayraklar ve afişler ne kadar kötü olmuş, her yeri kaplamış, ses kirliliği üstüne birde görüntü kirliliği eklenmiş güzelim şehrime:(

 

Esas anlayamadığım , bütün bu çalışmalar bu kadar para harcamalar, ne olacak sonunda, bizleri böyle ikna edebileceklerini mi sanıyorlar, en kötüsü bu ses ve görüntü kirliliğine de kimsenin ses çıkarmaması, bu saçma reklam ve pazarlama çalışmaları yerine muhtaç insanlara, sokakta yaşayanlara, kimsesizlere, yaşlılara en azından bu dönemde ziyafet çekseniz hepimiz daha mutlu oluruz, ya da bu paraların bir kısmıyla ağaç dikseniz heryere, halkınıza sorular sorsanız, ne bilim şimdi aklıma bunlar geliyor ama çok daha yaratıcı kampanyalar yapılabilir.

 

hepsi birbirinin aynısı, oy vermek içimden gelmiyor:((

 

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/2/2007 - <font color=green> Yahudi Efendi (Of God and Madness)</


Kendimi niye mi öldürmeye çalışıyordum? Ölmek istiyordum, çünkü Osmanlı padişahının küçük kardeşi olan babam Şehzade Vahiddedin’in Müslüman eşlerinden biri, ona bir erkek evlat doğurmuştu. Annemin tabiriyle bir jüdenfürst -bir İsrail prensi- oluşum, bana hiç teselli vermiyordu.“Yahudi Efendi Bir Osmanlı hikayesi...Osmanlı İmparatorluğu´nun son dönemleri...Vahideddin´in meşru oğlu Ertuğrul´dan önce, Yahudi asıllı cariyelerinin birinden bir oğlu olur. Yahudi Efendi, çökmekte olan imparatorluğu, Cumhuriyet´in filizlendiği ilk yılları, dünyanın savaşlarla biçimlenen çehresini ve doğumundan itibaren huzurun peşinde koşan bir ruhun arayışlarım başarıyla anlatan, sarsıcı bir roman.

 

Toksöz B. Karasu; bana bu kitapla Osmanlı imparatorluğunun son dönemleride olsa aslında Osmanlı hanedanında nasıl bir yaşam sürülmüş olduğunu, Padişahların farklı bir sürü cariyesinden çocuklarının olduğunu ve Osmanlı soyundan olup hiç bir zaman ortaya çıkmayan çocukların varlıkları ve neler yaşadıkları konusunda ayna tutmuş oldu.

Adam Zakir'in yaşamını okuyup etkilenmemek mümkün değil, kitapla ilgili yazılan ekteki linkteki yazıyıda okumanızı tavsiye ederim,çünkü yazarın babası Cemil Karasu'da bu hikayede yer alıyor!

http://pazar.zaman.com.tr/?bl=5&hn=310

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/2/2007 - <font color=orange> 14 Şubat Sevgililer Günü Baydı!</fo

Bugünü özel yapan nedir? tamam var bi hikayesi hepimizin bildiği... ama baymadı mı sizi de...

Bu özelleştirilen günlerin anlam ve ehemmiyeti bir de üzerine ticari kaygılar eklenince çok abuk subuk, yaptırımı olan bir güne dönüştü benim için, eskiden olsa haftalar önce sevgilime ne gibi bir süpriz yapacağımı düşünür durur, en beğeneceği hediyeyi almak yaratmak isterdim, bu isteğim bu özel günler dışındada hep devam etmiştir, ama artık nedense 14 Şubat sevgililer gününü sevmiyorum kutlamakta istemiyorum, hediye alıp vermek, gül almakta istemiyorum.Valla bilmiyorum neden bu kadar soğudum bugünden ama siz siz olun sevdiğiniz için her zaman ona özel olduğunu hatırlatıp imkanınız varsa ona süprizler yapın derim.

İlla 14 şubatı beklemek zorunda değilim, ben 15 şubatı kutlayacağım sevdiceğimle

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/1/2007 - http://www.rakisever.com/

Rakısever platformumuzda forumuda açmış bulunmaktayız.Tüm rakıseverler orda...

Herkesi beklerim.

http://www.rakisever.com/Forum/forum.aspx

 

Sevgiler

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

5/1/2007 - <font color=red>2006'nın ardından...</font>

Yeni yılın son günü ve bayramın ilk gününün birleşmesiyle ortaya karışık hindi-koyun kardeşliğinden oluşan bir 2007'ye başladık.
(Hindi yemektende, Koyun yemektende hiç hoşlanmam.)
Ailemle hoş bir yemek, biraz tombala nostaljisi ve gecenin sonunu Lost dizisiyle kapatmak hiç te fena değildi, televizyondaki hiçbir programı izlemedim desem yalan olmaz, çok ta birşey kaçırmadım, maalesef piyango gene bize vurmadı,
halbuki Alper çok ümitliydi artık başka bahara diyelim...

 

Bu yıl yay burcu için harikulade bir yıl olacakmış, hem projelerini hayata geçirmekte, hemde şans yıldızının bu yıl hep tepelerinde olacağından bahsediyor astroloji, hadi bakalım göreceğiz.

 

Tabi öyle olacak diye tembellik yapmak yok, projelerimi hayata geçirmek için çalışmalıyım.

Umarım bu yıl herkes için geçen yıllardan çok daha iyi bir yıl olur..

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

16/11/2006 - Bugün günüm nasıl geçti?

Sabah gene sürünerek kalktım, işe gittim.

Ama işe giderken sabahları gerçekten insanlar çok komik oluyor, herkes uyuyor desem daha doğru olacak, servis bekleyenler, otobüs durağında gideceği istikamet otobüsünü bekleyenler,araçlara binenler, araçlardan inenler,değişik kılıkta öğrenci taklidi yapan öğrenciler, bütün çalışan kesim sabahın köründe kendini dışarı atıyor,her çeşit  insan mevcut yani.

Halka karışıp güne başlıyorum.Bindiğim otobüstede ilginç tipler oluyor, mesela geçenlerde bir tip otobüste yer olmadığı için ayakta kaldı ve tek ayakkabısını çıkarıp yere koydu ve üstüne oturdu, çoraplı kalan ayağınıda ayakkabılı olan ayağının üstüne koydu, kopmamak için zor tuttum kendimi, yani gerçekten Türk aklı buna denir,birde bir rahat bir rahat. allam ya görüntü müthişti, keşke resmini çekebilip koyabilseydim şuraya, bir diğer cins ise geçen iş dönüşümde yanına denk geldiğim ve oturma gafletinde bulunduğum teyze; kendisini sanırım evinde falan sandı, otobüste ,pencere yanındaki koltukta iki ayağını birleştirmiş,bağdaş kurmuş, ayakkabılar yerde çetikli çetikli pis kokan ayaklarıyla burnumun direğini kırarak beni bitirdi diyebilirim.

İnsanlarımızın öğrenmesi gereken o kadar çok şey varki.... güne bu şekilde manzaralarla başlayıp bu şekilde manzaraları görerek kapatıyorum, ama gerçekler bunlar.

Mümkün olduğunca az otobüse, minübüse binmenizi tavsiye eder, bu tür manzaralar karşısında şaşırmamanızı dilerim.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

11/11/2006 - 2 ayın ardından

Eylül ve Ekim ayları boyunca içimden hiç yazmak gelmedi, aslında yazı yazmayı sevmeme rağmen, yazmak istemedim, kitap okuma olayıda da böyle oluyor, bir dönem geliyor bütün kitaplara saldırıp hepsini okuyorum, bazende bir kitabı sürünerek aylarca okumaya çalışıyorum yine de bitmiyor.

Sanırım çok sıkılgan bir ruhum var, hobilerim konusunda da biraz maymuniştahlıyım galiba.

 

2006'nın son çeyreğinde çevremdeki akraba ve arkadaşlarım hamileliklerinin son demlerini yaşıyorlar, hatta kuzenim geçen hafta doğurdu,çok şeker bir kızı oldu,

Hamile olmak çok mucizevi bir olay, bol bol bebek seveceğiz :)

 

Bir bebek dünyaya getirmek için bence çok düşünmek gerek, ben daha hiç hazır değilim,

Bu yıl doğacak bebeklerin hepsi çok şanslı olsun.

Çocuklara zarar veren canilerde gebersin.

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/8/2006 - biraz uzun olucak ama...

Ağustosun ilk haftası tatildeydik ve harikaydı, zaten tatilin kötüsü olmaz heralde. Bazen bu tatil olayına temelli kapağı atmayı düşünmeden edemiyorum. Dinlendim, denizden çıkmadım,bol bol foto çektim.Sevdiğimiz arkadaşlarımızla vakit geçirdik, bebeklerini sevdik,

2007 yılında çevremde nerdeyse yüzde 90 oranında bebekli çift arkadaşlarımız olma yolunda da ilerliyoruz:) darısı bize demiyorum.

 

Her neyse, işler birikmiş beni bekliyordu, maillerimi okuyup anlayıp, silip, yeniden hız kazanmam zor olmadı.Adaptasyon sürecimi tamamladım saolsun accountlarım:)

 

Bu arada annemlerin eve hırsız girdi, kardeşimle karşı karşıya gelen hırsız kardeşimin uyanıp sen kimsin ne yapıyorsun diyerek odasında hırsızı kovalarkenki durumunu da unutamayacağım, artık hırsızlar öle bi hayatımıza girmişlerki yaşananlar yaşanıyor ve psikolojilerimizi toparlayıp hayatlarımıza devam ediyoruz, kardeşim şoka girdi tabii, böyle bir şeyi kimsenin yaşamasını istemem, yakalanmaları imkansız yakalansalarda bu ülkede hırsızlık suçtan sayılmadığı için gerekli caydırıcı cezaların verildiği görülmemiş bir ülkede yaşamanın huzursuzluğunu ve öfkesini yaşatıyorum her zaman içimde. belkide bu gözü dönmüş hırsızlara cezayı kendimiz uygulamalıyız, paranoyak olmaya başladım.

 

Uzatmadan bugün iş dönüşü yaşadığım bir olayıda kısaca yazmadan geçemiyeceğim.Kadıköyde otobüs duraklarının orda, otobüs bekliyor iken arkamı şöyle bir döndüğümde çalılık gibi bir alanda pis bir adamın yerde sürünerek bir çalılıktan bankta oturan kadınları izlediğini fark ettim, yavaşça sürünüyor uygun zamanı kolluyordu, 2 kadın bankta oturmuş sigaralarını içip konuşuyorlardı ve tekinin çantası hemen yanında bankın üstündeydi.ben arkadan izlediğim için ne o pis potansiyel hırsızlık yapacak olan  adam ne de olayın mağduru olacak kişiler beni göremiyordu, havada kararmaya başlamıştı, birşeyler yapmam gerektiğini düşündüm ve kadınların yanına yavaş yavaş arkadan dolaşarak ulaştım ve banka usulca yanlarına oturdum, 'hanfendi çaktırmayın ve hemen çantanızı elinize alıp burdan uzaklaşın sizin çantanızı çalmak üzere arkanızdaki çalılıkta bir adam duruyor dedim, kadın acaip şaşırdı, afalladı, çantasını kaptı ve ben hemen ordan uzaklaştım onlarda kalktı, baya bi koşarak ordan hemen geçen bir otobüse atlayıp evime döndüm.

 

Umarım ülkemiz daha kötü bir hale gelmez.

şimdilik benden bu kadar, dışarda herkes kendine dikkat etsin.tehlikeli bir yerde yaşıyoruz.

  

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

24/7/2006 - <font color=orange>Bacardi Mojito</font>

Bu haftasonu gene koşturmacaya devam ettim, kardeşim evleneceği için ona yardım etmeye çalışıyorum, hala onun evleneceğine inanamıyorum, daha kendime kıyafet almam gerekiyor, bu aralar hiçbirşeyi beğenmiyorum.

Pazar akşamı Alperle Mojito yapmaya karar verdik,
Tam yaz içkisi, şeker, taze nane, lime bu üçünü bi güzel ezip üzerine buz ekleyin, sonra Bacardi rom ve soda ile bardağı tamamlayın, karıştırın.

İçimi harika, mutlaka deneyin. En yakın zamanda arkadaşlarımada ikram edeceğim.

http://www.bacardimojito.com/home/default.aspx

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

24/7/2006 - <font color=pink>içimden gelmiyor</font>

Bu aralar hiçbirşey yapmak içimden gelmiyor, artık tatile çıkma zamanı geldi, kendimi , beynimi yenilemenin zamanı geldi, bu cuma gidiyorum, denize giricem, güneşlenicem, dans edicem:)

Gerçi benim içimden hiçbirşey yapmak gelmiyor diyorum ama çevremdeki herkeste bu bezmişlik var, herkesin bir beklentisi var şu hayattan, belkide hiçbirşeyi planlamamak lazım, planları uygulayamayınca, beklenti içine girildikçe insan kendini sıkıyor, ve sonunda hayal kırıklığıda yaşanabiliyor. Sürekli zamanı kovalamaktan, birşeyler yetiştirmeye çalışmaktan vazgeçtim, olduğu kadar çaba gösterebilirim dedim kendime, tatilden dönüşte daha sık yazacağım günlüğüme.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

.zip

Arkadaşlarım

hopeandfaith
laleninbahcesi
cizgidunyasi

Cursors